Dragon Age Legends İlk Bakış

Hepiniz Dragon Age serisini bir şekilde duymuşsunuzdur, Dragon Age 2’den elde edilen başarısızlıktan sonra daha bir popüler oyun oldu kendisi. Sosyal paylaşım ortamlarında oyunun yapımcılarına o kadar çok hakaret edildi ki; Neredeyse tüm Bioware çalışanları istifalarını verecekti. E hal böyle olunca yapımın adını temize çıkarmak uğruna 3. Oyunun yapımına derhal başlanması gerektiğini düşünen bir grup Bioware çalışanı yapım süresi boyunca insanları bir nebze olsun Dragon Age 2’den uzaklaştırmak adına yeni bir oyun tasarladılar adı da; Dragon Age Legends.

2D – RPG türünde olan oyun tamamen ücretsiz olarak piyasaya sürüldü ve sadece 170MB’lık bir alanı kaplıyor. İşin ilginç olan kısmı ise: Dragon Age Legens’ın, Dragon Age 2’den daha çok sevilmesiydi oysa ki; Yapımcılar, verdikleri bir röportajda: “Dragon Age Legends, Dragon Age serisinin bir alt modeli olacak şekilde tasarlanmıştır”  şeklinde bir ibare kullanmışlardı. Peki neydi Dragon Age Legends’ı bu kadar yücelten? “Basitlik” arkadaşlar, Oyun 2D ve sıra tabanlı bir dövüş sistemine sahip, grafikleri ise Dragon Age serisinin yanına yaklaşamaz ama oyunun amacı bu değil zaten. Oyun, kült rol yapma ögelerini en klasik ve en basit yöntemle sizlere gümüş tepside sunuyor.

Savaştan arta kalan bir kaleden, sağ çıkan tek çocuk olarak başlıyoruz oyuna. Korkmuş bir şekilde ne yapacağımızı bilemezken kader bizi bir savaşa daha sürüklüyor. İki farklı savaşçı grubu birbirleriyle bilmediğimiz bir amaç uğruna savaşıyorlar ve savaş sonunda bizim hayatımız tamamen değişiyor. Sonradan anlıyoruz ki savaşan iki gruptan biri, tüm dünyaya hakim olan kaosu sonlandırmak için kılıçlarını kuşanmış askerler ve liderleri de Ravi adında orta yaşlarda bir şövalye. Ravi, bizi yanına alıp kendi çocuğuymuş gibi büyütüyor çünkü: Artık yaşı daha fazla savaşmasına izin vermeyecek ve tüm dünyayı kurtarma görevini birine devretmesi gerekli ama etrafında ne yazık ki güvenebileceği bir insan yok. Hikayemiz tam olarak bu noktadan sonra cereyan ediyor dostlar, o olayın üstünden tamı tamına 13 yıl geçmiş ve artık hazırızdır. Dünya bizi bekler.

Senaryonun klasikliğine takılmayın arkadaşlar ne de olsa oyunu alt model olarak tasarlamışlar. ( Şaka gibi! ) 3 farklı karakter sınıfı bulunuyor oyun içerisinde. Bunlar tahmin edebileceğiniz üzere: Warrior, Mage ve Archer. Karakterimizi belirledikten sonra hemen oyuna başlıyoruz. Her ne kadar nihai amacımız harita üzerindeki tüm görevleri bitirmek olsa da bunu yapmak hiç de kolay olmayacak çünkü; Yüzlerce görev var arkadaşlar. Sıra tabanlı savaş sistemine sahip olduğu için doğal olarak harita üzerindeki görevler sıkabiliyor ama zaman geçtikçe karakterinizin yetenekleri ve gücü de beraberinde olgunlaşacağından bu görevlerde daha katlanılabilir hale gelecektir. Oyun içerisinde en çok vakit harcayacağınız bir diğer yer ise kaleniz. Evet oyunda bir kaleye sahibiz ve istediğimiz gibi düzenlemek de bizim elimizde, Dragon Age’nin karışık crafting sistemini yerle bir etmek için yapılmış adeta bu sistem çünkü: Kaleniz tamamen crafting için kurulmuş tek yapmanız gereken kalenize bir iksir laboratuvarı inşa etmeniz sonrasında üretmek istediğiniz iksirin kilidini açarak üretime başlayabilirsiniz ki savaş alanlarında iksirlere çok fazla ihtiyacınız olacağından en hızlı şekilde tüm iksirlerin kilitlerini açmaya bakın derim. Oyun sadece harita üzerindeki savaşlardan ibaret değil tabii ki de  isterseniz challenge bölümünden efsanevi yaratıklara ve düşmanlara karşı dövüşebilirsiniz ama karakterinizi geliştirmeden bulaşmayın derim normal savaşlardan farklı olarak sizi bayağı terletebilir challenge modu.

Teknik olarak güzel ve akıcı bir oyun olmuş Dragon Age Legends. Bir de alt model olarak düşünüp tasarlamak yerine yapımcılar, işi daha da ciddiye alsaymış belki de birçok rol yapma oyununa kök söktürebilecek bir seviyede oyun ortaya çıkarabilirlermiş. Denemenizde fayda var eğer ilk defa serinin adını duyanlardansanız sizi uzun süre başından kaldırmayacak bir oyun.

İlk Bakışta Göze Çarpanlar: Akıcı, zevkli, içerik delisi, savaş sistemi bir zamandan sonra ne yazık ki sıkıyor, tatlı grafikleri.

Biterken Çalıyordu: Drop Like an Earthquake – Dj Fresh.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir